Dr Süleyman Gedik
Kaptanlık zor zanaat; hele bilinmeyen akıntıların olduğu, rüzgârların değişik yönlerden kuvvetli estiği ve haritaların göstermediği adalarla boğazların bulunduğu sisli denizlerde. Yazar olmak da aynen öyle. Yakın gelecek o kadar belirsiz ki, iktisadi, siyasi ya da sosyal konularda yapılacak kısa dönemli tahlillerin varsayımları bile anlık değişmelerin tehdidi altında.
Vedat Aydın
Hiper enflasyon ve resesyon beklentileri bir yanda, kaynayan Doğu Akdeniz diğer yanda, büyüyen cari açık zaten kanıksandı… Ben ise sizlere bu sayımızda ele aldığımız ekonomi yönetiminden beklentilere ilişkin bir önsöz yazmaya çalışıyorum!
TURKTRADE
2010 yılı itibariyle hem IMF hem de Dünya Bankası’nın ülkeleri nominal GSYİH büyüklüklerine göre yaptığı sıralamada Türkiye’nin 16. konumda yer alması ve bunların nüfusu 75 milyonu aşanları göz önüne alındığında yerinin 8.’liğe yükselmesi 21. Yüzyılla birlikte Türkiye’de çok şeyin değiştiğini gözler önüne sermektedir. Derneğimizin büyük mutlulukla karşıladığı ve Hükümetimizin başarısının aynası niteliğinde olan bu rakamlar, eğer uygun hedefleri belirler ve gerekli politikaları uygularsak, benzer bir başarı öyküsünü uluslararası rekabetçilik alanında da yazabileceğimizin açık kanıtıdır.
M. Rifat Hisarcıklıoğlu
Ekonomide dünya standardına ulaşmak için demokraside de dünya standardını yakalamalıyız. Bunu sağlamak için, ortak sorunlarımıza birlikte çözümler bulacak, daha demokratik, şeffaf ve katılımcı bir siyaset anlayışını öne çıkartmalıyız. Yeni anayasa tartışmaları böyle bir zemini oluşturmak için uygun bir başlangıçtır.
Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu
Türkiye ekonomisi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da büyümede dikkat çekici bir gelişme göstermiştir. Dünya geneline baktığımızda AB ve ABD’nin büyümeleri düşük düzeyde bulunmaktadır. 2010’da küresel krizden en çabuk çıkan ülkelerden biri olan Türkiye, Çin’le beraber OECD ülkeleri arasında büyüme şampiyonu olmuştur. AB ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde bütçe açıkları ve borç stokları yüksek düzeylerde seyretmektedir.
C. Tanıl Küçük
2011 yılının ikinci yarısı itibarıyla dünya ekonomisinin yeniden, küresel krizde ikinci aşama olarak tanımlanan sıkıntılı ve zor bir döneme girdiğini görmekteyiz. Esasen, zor geçen 2008 ve 2009’un ardından, 2010 yılındaki yatışmaya rağmen, krizde ikinci dip beklentisi sık sık dile getiriliyordu. Şimdi, özellikle Avrupa ülkelerindeki borç krizinin tetiklemesi ile küresel ekonomide yeniden belirsizliklerin ortaya çıktığı, borsalar ve kurlarda sert düşüşlerin yaşandığı, durgunluk ve yavaşlama tehdidinin kapıyı çaldığı, zor bir döneme girildiğini görmekteyiz.
Umut Oran
İçinde bulunduğumuz yılın ikinci çeyreğinde, gelişmiş ülkelerdeki yavaşlama paralelinde dünya ekonomisindeki büyüme ivme kaybetti. Japonya’da meydana gelen depremin ardından ortaya çıkan arz yönlü kesintiler küresel ekonomik aktivite üzerinde aşağı yönlü baskıları artırırken, Euro Alanı’ndaki borç sorununa ilişkin belirsizlikler de devam etti.
Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu
Orta Doğu’da insanlar daha “iyi” ve “özgür” bir yaşam için can verdi ve vermeye de devam ediyor. Hepsi kendini hala adeta “özgürlük sözünün coşkusuyla hayata yeniden döner gibi” hissediyor. Onlar, yılların birikimi ile zincirlerini kırdı, kabuklarını çatlattı. Tahrir’den, Dera’ya, Ajdabiye’den Tripolitanya’ya “hınca hınç meydanlarda”, “yıkılmış evlere”, “sönmüş fenerlere” aldırmaksızın “özgürlüğün” adını duvarlara yazdı . Özgürlük için değer.
Prof. Dr. Mehmet Arda
9 – 13 Mayıs 2011 tarihleri arasında İstanbul’da dünyanın her tarafından binlerce katılımcıyı bir araya getiren bir uluslararası toplantı gerçekleşti. Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılan bu toplantıyı düzenleyen Birleşmiş Milletler (BM), toplantının adı ise IV. En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı idi.
Remzi Akçin
Dış ticarette engellerin kalkması, gümrük idarelerinin ulusal ekonomi, toplum ve çevre sağlığının güvenliğini sağlamadaki “koruyucu” rolünü ön plana çıkarmıştır. Gümrük idarelerinin bu görevini etkin şekilde yerine getirmesi beklenirken, uluslararası eşya ve yolcu trafiğinin de ilke olarak kolaylaştırılması zorunluluğu ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Harun Uslu
Geleneksel olarak uyuşmazlıkların giderilmesi, kişilerin ve kurumların haklarının korunması güçlü ve bağımsız yargı organları tarafından sağlanmaktadır. Ancak, mahkemelerin artan uyuşmazlık sayısı karşısında nicelik ve nitelik yönünden yetersizliği, yargılama usullerinin karışıklığı, uyuşmazlık çözüm sürecinin uzunluğu ve vatandaşlar ile kamu idaresi için yargılama sürecinin maliyeti, uyuşmazlıkların dava yolu dışında giderilmesinin, başka bir ifadeyle alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının öneminin artmasına neden olmuştur.
Sefa Ekin
Taşımacılık faaliyetleri unimodal ve entegre taşımacılık olmak üzere ikiye ayrılır. Unimodal taşımacılık, taşıma modlarından (karayolu, havayolu, denizyolu, demiryolu ve boru hattı) yalnızca biri kullanılarak yapılan taşımacılık türüdür. Entegre taşımacılıkta ise birden fazla taşıma kodu kullanılarak taşıma yapılmaktadır. Entegre taşımacılık, multimodal, intermodal ve kombine taşımacılık taşıma türlerinin tamamını kapsar. Bu kavramlar birbirleriyle benzer anlamlar taşımalarına karşın tam olarak aynı değillerdir.
Av. Taylan Erimer
Durum Dergisinin Aralık 2010 sayısında gümrük kaçakçılığı suçlarında resmi evrakta sahtekârlık konusunu değerlendirirken, 2537 sayılı Türk Ceza Kanunundan sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4. Maddesi 5. Fıkrasının 2537 sayılı Kanununun 44. Maddesi muvacehesinde ele almış ve ilgili maddedeki fikri içtima hükmü gereği ortada hukuki bir ihtilafın bulunduğuna dikkat çekmiştim.
Hakan Ateş
Türkiye ekonomisi 2008-09 gobal krizini başarıyla atlattı ve 2010 yılında %9, 2011 yılının ilk çeyreğinde ise %11 büyüyerek dünyada krizden en hızlı geri dönen ülkelerden biri oldu. Bu performansta ekonomik ve politik istikrarın önemi büyüktü. Ama aynı zamanda Türk bankacılık sektörünün bu hızlı ekonomik büyümeyi finanse ederken zor global koşullara rağmen bilançosunu çok iyi yönetebilmesi ve tasarruf sahiplerinin haklarını gözetirken reel sektöre istikrarlı bir fon akışı sağlayabilmesi de bir o kadar önemliydi.
Dr Yılmaz Argüden
Başkalarının kaynaklarını da kullanarak dünya çapında iş yapma anlayışına geçip büyümeyi sürekli hale getirmeliyiz
Yüksek enflasyon ve faiz ortamında var olmuş, iş yöntemlerini bu temeller üzerine kurmuş firmalarımız için enflasyonun ve faiz oranlarının düşmesi, kuralların değişmesi anlamına geliyor. Artık hammaddenin üretim sürecinde geçirdiği zaman, tek başına bir değer artışı yaratmıyor ve ürün fiyatının yükselmesinde enflasyonun rolü azaldıkça ‘katma değer’in önemi de daha iyi anlaşılıyor. Bütün bu gelişmeler, sanayimiz için yapısal değişimin artık kaçınılmaz hale geldiğinin bir göstergesi.
Dr Bahadır Kaleağası
Doğal olarak dünya hızla değişiyor. Avrupa ve Türkiye de evrim içindeler. Türkiye’nin AB sürecini sürekli yeni koşullar ışığında yenilemek, sorunları ve fırsatları ulusal çıkar süzgecinde değerlendirmek gerekiyor.
Avrupa Birliği’ne üye adaylığımızın üzerinden 12 yıl, müzakerelerin başlangıcından bu yana da 6 yıl geçti. Müzakerelerin özellikle son dönemdeki ilerleyişi tatminkâr olmaktan çok uzak. Fransa’nın engellediği ve “Kıbrıs sorunu” nedeniyle 2006 yılından bu yana askıda olan başlıklara yönelik engellemelerin yine siyasi yoldan kaldırılması gerekmektedir.
Abdullah Akyüz
12 Haziran seçimleri sonrasında, iktidar partisinin seçimleri kazanmasına ve ekonomiyle ilgili siyasi ve bürokratik kadrolarda çok büyük değişiklik olmamasına karşın, AK Parti’nin üçüncü kez seçimleri kazanarak, Başbakanın deyimiyle “ustalık dönemi”ne girmesiyle ekonomide Hükümetten beklentiler yükselmiş durumda. Bu beklentileri daha da acil ve zorunlu kılan bir başka gelişme ise ABD ve AB başta olmak üzere Dünya ekonomisinde yaşanan sıkıntılar ve bunların Türkiye’ye olan (ve olabilecek) yansımaları.
Can Baydarol
Şu sıralarda en zor işlerin başında, AB ekonomisi ile ilgili bir görüş kaleme almak geliyor; hele gelecekle ilgili bir kehanette bulunmak hemen hemen olanaksız. Bu satırlar yazıldığı sırada artık kaçıncısı olduğunu unuttuğumuz yeni bir Merkel-Sarkozy mini zirvesi gerçekleşirken, yazıya son şeklini verme noktasına geldiğimizde, Yunanistan'ın koordineli iflası planlarının yapıldığı spekülasyonları gündeme damgasını çoktan vurmuştu.
Kader Sevinç
Vivaldi’nin Dört Mevsim Konçertosu bahardan başlar. Tıpkı Türkiye’nin AB ile 2005’te başlayan üyelik müzakerelerinin serüveni gibi. Bu günlerde AB üyelik müzakerelerinin gidişatı bir soru işareti olarak herkesin zihninde yankılanıyor. 2004 yılında hiç de hafife alınamayacak bir bahar heyecanı içinde başlayan ve geçen beş buçuk yıl içinde yaşananlar sonucunda içeride ve dışarıda fırtınalı bir hal alan müzakerelere daha yakından bakalım.
Aydın Sezer
Ekonomi Bakanlığı, dış temsilciliklerimizdeki Ticaret Müşavirleri ve Ticaret Ataşeleriyle ilgili bir dizi yeni uygulamayı yürürlüğe koyuyor. Öncelikle, yurt dışı kadroların sayısının arttırılması ve personelin görev süresinin uzatılmasıyla ilgili düşünce ve kararları önemli ve olumlu gelişmeler olarak değerlendirmek gerekiyor.
Mehmet Öğütçü
Imagine the world 12 years down the road – the world of 2023 which corresponds to the centenary of the founding of the Republic of Turkey. Then close your eyes to ponder about what kind of an energy world we could be living in then, and how we and the next generation should be preparing for the new opportunities and the ever increasing challenges. What should be our 2023 energy vision?
Capt. Henry Nelson - Capt. Burak Çelik
Dünya ticaretinin %90’dan fazla kısmının denizyoluyla gerçekleştirildiği dikkate alındığında deniz ticaret filolarının ülkeler için önemi ve denizcilik politikalarının ticarete etkisi anlaşılacaktır.
Son 20 yıl içinde Türk deniz ticaret filosunun gelişimi için atılan adımlar ve alınan tedbirler bu sektörün de kendi olanakları ve yurt dışı imkânlarıyla birleştiğinde kayda değer büyüme olarak kendini göstermiştir. Ancak diğer taraftan son 3 yıl içinde (2010 global krizinin de etkisiyle) küçülmeler de gözlemlenmiştir.