HABERLER
TURKTRADE BASIN BÜLTENİ 12 KASIM 2008
TURKTRADE (Türkiye Dış Ticaret Derneği), Dünya ekonomisindeki duraklama ve bunun bazı bölgelerinde baş gösteren gerilemenin Türkiye’de de her geçen gün ağırlığını hissettirdiği görüşündedir. Şimdilik bu süreç, bazı endüstrileri daha yoğun ve daha hızlı, diğerlerini daha az ve daha yavaş bir biçimde etkiliyor görünmekle birlikte, krizden etkilenme, yüksek ya da düşük teknoloji kullanan, büyük ya da küçük, eski ya da yeni tüm kuruluşlar açısından geçerlidir. Üretime dönmenin şartlarını sağlayan ortam kısa süre içinde oluşturulamadığı sürece de TURKTRADE, sanayi üretimi endeksinde Ağustos ayından itibaren başlayan gerilemenin, artarak sürmesinden endişe duymaktadır.
İhracat sektörü, esas pazarını oluşturan AB bölgesindeki talep gerilemesinden ve Dolar/Euro paritesindeki değişmeden köklü biçimde etkilenmiştir. Mevcut şartlar altında bu olumsuz etkinin 2009 yılı başından itibaren kendisini daha da yoğun biçimde hissettirmesi beklenmelidir. Dünya ekonomisinin tamamı krizle yüz yüze olduğundan, ihracat sektörünün karşılaştığı kayıpları bu bölge dışında hemen ve aynıyla telafi edebilmesi de mümkün değildir. TURKTRADE yaptığı analizlerde mevcut durumun devam etmesi halinde, önümüzdeki 12 aylık dönemde ihracatta Dolar bazında %20’lere varan, hatta bunu aşan reel düşüşler yaşanacağını öngörmektedir.
Genel olarak ulusal ekonominin, özel olarak da ihracat sektörünün içinde bulunduğu olumsuz şartlar altında TURKTRADE, alınması gerekli acil önlemleri 14 noktada belirlemiş bulunmaktadır:
*Türk Eximbank kaynaklarının arttırılması ve ihracatçıların banka nezdindeki kredi limitlerinin ilave teminat mektubu talep edilmeksizin % 25 oranında yükseltilmesi;
*Türk Eximbank’ın ihracat sigortası programının kapsam olarak genişletilmesi;
*IMF ile 20 milyar Dolarlık ihtiyati bir stand-by anlaşması için çalışmaların bir an önce tamamlanması;
*Kredi faizlerinde kriz fırsatçılığının önlenebilmesi için gerekli tedbirlerin alınması;
*AB bünyesinde verilen mevduat garantileri nedeniyle ülkemizden olabilecek mevduat çıkışının yakından izlenmesi ve bunun reel sektörün finansmanında yaratabileceği olumsuz yansımasının zamanında önlenmesi;
*Vadeli akreditif ve mal mukabili ithalatta KKDF tahsilâtının kaldırılması;
*Dahilde İşleme Rejimi çerçevesindeki taahhütlerin kapatılmasında bir yıl süreyle değerlerin değil miktarların esas alınması;
*Enerji maliyetlerini yükselten kayıp ve kaçak oranının Hazine tarafından karşılanması, enerji fiyatları üzerindeki kesintilerin kaldırılması ve enerji yatırımlarının hızla tamamlanması için gerekli adımların atılarak arz güvenliğinin sağlanması;
*Ücretler üzerindeki vergi yükünün düşürülmesi ve kesintilerin yeniden düzenlenmesi;
*Kurumlar Vergisi oranının %20’den %15’e indirilmesi yönünde gerekli yasal düzenlemenin yapılması;
*Gümrüklerde alınan ve gerçek mesai ücretlerinin iki katı olan tarifelerin yeniden düzenlenmesi ve ihracatçı üzerindeki vergi benzeri bu yükün kaldırılması;
*Türkiye’nin Singapur, Hong Kong ve Dubai benzeri bir transit ticaret üssü haline gelmesi için gerekli vergisel düzenlemelerin yapılması;
*Dövizin YTL karşısında değer kaybettiği dönemlerde olduğu gibi, bunun değer kazandığı dönemde de, döviz piyasalarındaki çok ani ve sert değişiklikleri denetim altına almanın dışında, Merkez Bankasının kurların oluşumundaki yönlendirici etkisinin minimum düzeyde tutulması;
*Kyoto Anlaşmasının imzalanması sırasında geçiş süreci ve taahhütler netleştirilerek sanayici üzerindeki yüklerin asgari seviyede kalması için gerekli önlemlerin alınması.
< Haberler Ana Sayfasına Dön